Eğitim alanında yaşanan skandalların yanı sıra, rüşvet iddialarıyla gündeme gelen Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) soruşturmasında dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Bayğaralar suç örgütü dosyası çerçevesinde gerçekleşen tahliyelerin ardından, “rüşvetle tahliye” iddiaları yeni tanık ifadeleriyle daha da belirginleşti. Dosyaların sürekli olarak aynı hakime yönlendirilmesi ve yüz binlerce dolarlık “ödeme” iddiaları, yargı sisteminde büyük bir sarsıntıya yol açtı.
Adana’da gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda gözaltına alınan suçlu grupların, avukatları aracılığıyla yaptıkları ödemelerle serbest kaldıkları iddiaları, HSK’nın harekete geçmesine neden oldu. Yetkililer, soruşturmanın kapsamının geniş olduğunu belirtirken, yeni tanıklara ait ifadeler, “tahliye borsası” sisteminin nasıl işlediğini gözler önüne serdi.
“Tahliye İçin Para Verildi” Adana’da yürütülen operasyonlar sırasında, “Görevi yaptırmama”, “Kumar oynama” ve “Vahim silah bulundurma” gibi ağır suçlarla ilişkilendirilen bazı kişilerin, “pazarlık” yaparak adli kontrolle serbest bırakıldığı öne sürüldü. Ödeme yapmayan diğer kişilerin ise tutuklandığı ifade edildi. Bu süreçteki mali işlemlerin telefon dinlemelerine yansıdığı bildiriliyor.
İlginç bir detay ise, tutuklama kararlarına yapılan itirazların sürekli olarak aynı sicil numarasına sahip Adana Sulh Ceza Hakimi M.E.’nin önüne düştüğüdür. Bu hakim, ilgili dosyalardaki tutuklama kararlarını sıklıkla kaldırmış.
İtirafçı Çelik’ten Çarpıcı Açıklamalar Tahliye edilenlerden biri olan Mehmet Çelik, HSK müfettişlerine verdiği ifadede rüşvet mekanizmasının detaylarını aktardı. Çelik, “Tahliye için 85 bin dolar verildi. Bu para, sekreterim Ayşe Kılıç tarafından döviz bürosundan alındı ve avukat Kasım Yaraşır aracılığıyla hakime ulaştırıldı. Bu ödemenin 18 gün sonrasında tahliye edildim.” şeklinde konuştu.
Farklı “Tahliye Tarifeleri” İddiaları Mehmet Çelik’in ifadelerine göre, suç örgütü üyelerinin tahliyesinde farklı ücretlendirme sistemleri uygulandı. Örneğin, Mehmet Bucak için 100 bin dolar, Mehmet Çelik için 85 bin dolar, Resul Atik için ise 50 bin dolar gibi tutarlar talep edildiği öğrenildi.
Çelik ayrıca, denetimli serbestliği ihlal ettiği için yeniden tutuklandığında, serbest kalmak için babasından 200 bin dolar talep edildiğini ve 2024 yılında kardeşi İbrahim Çelik için yapılan benzer bir operasyonda 46 bin dolar ödendiğini, dosyanın tekrar aynı hakimin önüne düştüğünü iddia etti.
HSK Teftiş Kurulu tarafından kayıt altına alınan bu ifadeler, yargı sisteminde yaşanan usulsüzlük iddialarını derinleştirdi. Soruşturma süreci devam etmektedir.