Fındık kralına tefecilik suçlaması; kimi evini, kimi fabrikasını kaybetmiş

Eski futbolcu Güven Varol’un da sanıkları arasında olduğu dosyanın 13 şikâyetçisi ise kimi evini, kimi arabasını kimi fabrikasını kaybetmiş.

İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan dava dosyasının gerisinde, mağdurların savcılık ve emniyete yaptıkları şikâyetler yer alıyor. Nakit para ihtiyaçları için faizle para alma yoluna giden kişiler, dava dosyasına göre, içine girdikleri girdaptan bir daha çıkamamış.

HalkTV’den Dinçer Gökçe’nin haberine göre şikayetçilerden kimi, bir tefeciden aldığı ödemeyi kapatmak için başka bir tefeciye yakasını kaptırırken, kimi ise sahibi olduğu değerli gayrimenkulleri kaptırdı. Tefecilik dosyalarında sıkça görüldüğü gibi, teminat olarak alınan çek veya senetler de çoğu zaman, ödemenin tamamı yapılsa dahi, bir süre sonra işleme konularak icra takiplerine konu edilmiş.


Tefecilere ödenen paralara ilişkin notlar dosyaya girdi.

Vergi Dairesi de dosyada taraf

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın da ‘suçtan zarar gören’ olarak yer aldığı dosyada 42 kişi sanık listesinde.

Fındık ticaretinde 80 yıllık geçmişi bulunan Yahşi Tarım’ın da sahibi olan Fatsa Ticaret Borsası eski başkanı Cemil Yahşi (64), oğulları Bilal Can Yahşi (34), Fatih Cenk Yahşi (30), Cemil Yahşi’nin kardeşi İrfan Yahşi (65) ile bu kişinin çocukları Elif Yahşi (31) ve İsmail Yahşi’nin (38) yanı sıra, Mersin İdmanyurdu Spor’un eski futbolcusu Güven Varol (41), İbrahim Karaduman (44), eşi Yasemin Karaduman (42), Bayram Kaniş (52), kardeşi Sultan Kaniş (57), faktöring firması sahibi Ekrem Resuloğlu (59), Abdullah Çalık (52), İsmet Serkan Gökhan (40), İnan İzci (43), müteahhit Osman Ekşi (50) ve emlakçı Ali Sinan Mutlu (48) da sanıklar arasında yer aldı.

Eski futbolcu Güven Varol da sanıklar arasında.

Aracılık edene ‘komisyon’ ödemesi

Savcı Yasin Yetiş’in imzasını taşıyan iddianameye göre, ihtiyaçları olan nakit parayı bankalardan temin edemeyen R. Banu Küçükköylü (49), kardeşi Deniz K. Papadopoulos (50) ile anneleri İstanbul Lily Washington (80); Özgür Özen (43) aracılığı ile önce İbrahim Karaduman, bu kişi üzerinden de Cemil Yahşi ile tanıştı.

Cemil Yahşi iki parça halinde 360 bin doları faizle verdi. Aylık faiz yüzde 2,5 olarak belirlendi. Karaduman ve Özen ise Küçükköylüler’den 10.500 doları ‘komisyon’ adı altında aldı. Yahşi’nin faizle verdiği bu paraya karşılık ailenin Büyükada’daki bir dükkânı, Bilal Can Yahşi’ye devredildi.

Buna ek olarak Kadıköy Göztepe’deki bir daire de Yahşi’nin Fatsa’daki fındık fabrikasında çalışan Zati Şeker adına devredildi. Bu iki gayrimenkule ek olarak anne Washington da 360 bin dolarlık bir teminat senedi verdi. Yahşiler’e 2 Mayıs 2012 ile 10 Mart 2014 dönemini kapsayan 22 ayda 198 bin dolarlık faiz ödemesi yapıldı. Faiz ödemesi İbrahim Karaduman, Bilal Can Yahşi ve Cemil Yahşi’ye elden yapıldı.

135 bin liraya karşılık 81 bin lira faiz

Küçükköylü kardeşler ve anneleri, faiz ödemelerini yapmakta zorlanınca bu kez İbrahim Karaduman’dan aylık yüzde 4 faizle 135 bin TL borç aldı. Bu paraya karşılık da Göztepe’deki bir daireye 400 bin liralık ipotek konuldu. 135 bin liraya karşı Karaduman’a 81 bin liralık faiz ödemesi yapıldı. Tefecilerden kurtulmak isteyen Küçükköylüler, bankalardan kredi almaya çalıştı. Deniz K. Papadopoulos bin bankadan 1,7 milyon lira kredi çekti. Bu para ile Cemil Yahşi’nin 360 bin dolarlık ana parası ile Karaduman’ın 135 bin lirası ödendi.


Faktoring firması sahibi Ekrem Resuloğlu

Elindeki senetle daireye haciz koydu

Ancak bir kez tefecilere yakayı kaptıran ailenin işleri bir türlü yoluna girmedi. 5 Nisan 2013’te Karaduman’dan 126 bin TL borç para alındı. Bu paraya karşılık Kadıköy Caddebostan’daki bir daireye 750 bin liralık ipotek konuldu. Cemil Yahşi’den 350 bin dolar daha borç alındı.

Bu paranın yıllık faizi yüzde 30 olarak belirlendi. 350 bin dolara karşı 105 bin dolar faiz ödemesi yapıldı. Faiz paraları Cemil Yahşi’nin yeğeni İsmail Yahşi’ye elden yapıldı. 350 bin dolarlık paraya karşılık bir daireye 800 bin liralık ipotek konuldu.

Ayrıca Deniz K. Papadopoulos da 550 bin dolarlık teminat senedi verdi. Yahşi’den aldıkları parayı ödemekte zorlanan aile bu kez, faktöring firması sahibi Ekrem Resuloğlu’ndan 150 bin dolar aldı. Alınan bu para Cemil Yahşi’ye ana para ödemesi olarak verildi. Yahşi, kalan paranın ödemeleri aksayınca elindeki 550 bin dolarlık senedi işleme koydu.

Papadopoulos’un Bağdat Caddesi’ndeki dairesine haciz konuldu. Çaresiz kalan aile bu kez başka tefecilerden para alarak Yahşi’ye olan borçları kapattı. Böylece haciz işlemi ortadan kalktı.

Bankaların faizi gibi benim de faizim arttı

Cemil Yahşi’den aldıkları paralara karşılık yüklü bir faiz ödemesi yapan Banu Küçükköklü, kardeşi ve anneleri, bir tefeciye olan borcu kapatmak için başka bir tefecinin kapısını çaldı.

Emlak işi yapan Ali Sinan Mutlu aracılığı ile faktöring firması sahibi Ekrem Resuloğlu ile tanışan aile bu kişiden 1,4 milyon lira borç istedi. Resuloğlu, anne Washington’un şirketi yeni olduğu için faktöring firmasından kredi kullandıramayacağını ancak şahsi parasında, yıllık yüzde 27 faizle para verebileceğini söyledi.

Taraflar şartlarda anlaştı. Deniz K. Papadopoulos’un Büyükada’da bulunan ve bir bölüm hissesine sahip olduğu köşke 1,5 milyon liralık ipotek konuldu. Resuloğlu’na, 3 milyon liralık da 2 senet verildi. Kararlaştırılan 1,4 milyon lira Nisan 2016’da verildi.

Ağustos 2016’ya gelindiğinde ise Resuloğlu, Banu Küçükköylü’yü ofisine çağırarak “Piyasalar değişti. Dolar arttı. Benim faizim de bankalar gibi değişken. Yıllık faizi artık yüzde 50 olarak ödeyeceksin. Eğer yüzde 50’lik faizi kabul etmezsen, ipoteği bir başkası adına çevireceğim” dedi.

İbrahim Karaduman, dosya kapsamında 4 ay kadar tutuklu kaldı.

Çekleri ödeyin yoksa öldürürüm

Banu Küçükköylü içine düştüğü darboğazdan çıkmak için arayışını sürdürürken bu kez, Abdullah Çalık ve İsmet Serkan Gökhan ile tanıştı. Bu kişiler, Küçükköylü’ye, senet kırarak aylık yüzde 3,5-4 faizle para verebileceklerini söyledi. Küçükköylü bu kişilerden parçalar halinde toplamda 350 bin lira aldı. Teminat olarak ise Deniz K. Papadopoulos’un Göztepe’deki bir dubleks dairesi eski futbolcu Güven Varol’a devredildi.

Çalık, tapu devrinden sonra 2,5 milyon lira daha borç para vereceğini söyledi. Söz konusu para verilmediği gibi, faiz tutarları konusunda da kriz çıktı.

Güven Varol adına verilecek 77 bin TL ve 55 bin TL’lik iki senedi imzalamak istemeyen Banu Küçükköylü, Abdullah Çalık tarafından ölümle tehdit edildi. İddianamede, Çalık’ın Küçükköylü’ye “Sen çok konuşuyorsun. Erkek olsan seni vururdum. Sabrımı çok zorluyorsun. Banu seni vurur öldürürüm” dediği kaydedildi.

İddianamede, ödemesini yaptıkları çeklerini işleme koyan Bayram Kandiş’in de ofisine çağırdığı Banu Küçükköylü ile annesi İstanbul Lily Washington’a, kasadan çıkardığı silahını doğrultarak “Bu çekleri ödeyeceksiniz. Yoksa sizi öldürürüm” dediği kaydedildi.

Fabrikası da elinden gitti

Elazığ’da, tıbbi enjeksiyon fabrikası bulunan Serdar Kocakaya mali sıkıntıya girdi. Kocakaya 2014’te Cemil Yahşi ve İbrahim Karaduman ile bir araya geldi. Kocakaya 750 bin dolara ihtiyacı olduğunu söyledi. Yahşi, söz konusu parayı aylık 15 bin dolar faizle verebileceğini söyledi. Taraflar, söz konusu paraya karşılık 750 bin dolarlık bin senet ile Kocakaya’nın babasına ait Kadıköy’de bulunan bir dairenin teminat olarak verilmesi konusunda anlaştı. Baba Eyip Kocakaya adına olan daire Cemil Yahşi’ye devredildi. Serdar Kocakaya, 15’er bin liralık 4 ayrı senet ile 750 bin dolarlık senedi imzalayarak, Yahşi’nin avukatı O. Ç.’ye teslim etti. Av. O. Ç.’ye 25 bin TL de ‘komisyon’ ödemesi yapıldı. Ancak Yahşi’den yeniden para alınması gerekti.

Bu kez, Kocakaya’nın Elazığ’da bulunan fabrikası teminat olarak Cemil Yahşi’nin kardeşi İrfan Yahşi’ye verildi. Kocakaya, faiz ödemelerini yapamadı. Bu süreçte, Kocakaya’nın kuzeni M. Kocakaya da Yahşi’den aylık yüzde 2 faizle 160 bin dolar aldı. Ödemelerini yapamayan Serdar Kocakaya, İrfan Yahşi adına kayıtlı fabrikasının satılmasını istedi. Fabrika 3,5 milyon liraya satıldı. Ödeme Av. O. Ç.’nin hesabına geldi. Gelen paradan, borçlar kesildi. Geriye kalan 300 bin TL, Av. Ç. tarafından Serdar Kocakaya’ya verildi. Ancak Cemil Yahşi, teminat olarak aldığı Kadıköy’deki daireyi iade etmediği gibi elindeki 750 bin dolarlık senedi de Nurettin Uysal isimli bir kişiye vererek icraya koydu. Uysal da Kocakaya’ya ait Diyarbakır’da bulunan 154 dönüm arazi üzerine haciz koydu.

Tekne de gitti otomobil de

Açık hava reklâm sektöründe faaliyet gösteren Özgür Bula (52), mali sıkıntı yaşayınca, 2011’de araç alım satımı dolayısı ile tanıştığı İbrahim Karaduman’dan faizle para almaya başladı. Bula, elindeki çeki Karaduman’a kırdırarak nakit ihtiyacını giderdi. Bula 2012’den 2016’ya kadar bu kişiye 100 milyon liralık çekini kırdırdı. Karaduman’a olan faiz borçları için Ümraniye’deki bir dairesini, BMW marka otomobilini, 145 bin Euro değerindeki teknesini, Land Rover marka aracını kaptıran Bula, bu kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Verdikleri senetleri alamadılar

Dr. Doğan Dilber Mermi (66) ile kendisi gibi tıp doktoru olan oğlu Emre Can Mermi (39) de, banka borçları nedeni ile tefecilerin tuzağına düşen isimler oldu. Baba-oğlu Mermiler, Cemil Yahşi ve İbrahim Karaduman ile temasa geçti. Mermiler’e aylık 17 bin 500 dolar faizi olan 750 bin dolar verildi. Buna karşılık 750 bin dolarlık bin senedin yanı sıra 1 adet 100 bin dolar 12 adet de 17.500 dolarlık senetler teminat olarak verildi. Teminat senetlerinin yanı sıra Mermiler’e ait olan Çorlu’da bulunan bir villa da Bilal Can Yahşi adına devredildi. Mermi’ler aldıkları parayı faizi ile ödemelerine karşın, Emre Can Mermi’ye sonradan imzalatılan 70 bin dolar ve 40 bin dolarlık senet iade edilmedi. Bu iki senet icraya konuldu.

‘Tefecilik değil, yatırım yaptık’

Davanın görüldüğü Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde savunmaları alınan sanıklar ise suçlamaları kabul etmedi. Fındık tüccarı olduğunu söyleyen Cemil Yahşi, Banu Küçükköylü’den yatırım amaçlı gayrimenkul aldığını söyledi.

Futbolcu Güven Varol ise, “Dosyadaki tefecilik suçu ile herhangi bir ilgim yok” dedi. Sanık Bayram Kandiş ise, Banu Küçükköklü ile annesini ölümle tehdit etmediğini, kendisinden şikâyetçi olan Yıldıray Kabadayı ile ilgili ise “Borcunu ödemesini istedim. Aramızda arbede çıktı. Müştekinin yanındaki bir kişi, ağabeyim Sultan Kandiş’i bıçakladı. Bizim silah zoru ile müştekiyi götürmeye ilişkin bir eylemimiz olmadı” dedi. Dosya kapsamında 4 ayı aşkın tutuklu kalan İbrahim Karaduman ise, kimseye faizle para vermediğini, Özgür Bula ila aralarında ticari anlaşmazlık çıktığını belirtti.

Dosya iki mahkeme arasında gidip geldi

Şimdilerde 42 sanıklı bir davaya dönüşen dosyanın başlangıcında, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün Aralık 2019’da yaptığı operasyon yer alıyor. Üç ayrı ilde eş zamanlı yapılan baskınlarda 37 kişi göz altına alınmıştı.

Şüphelilerden 6’sı tutuklanmıştı. Yürütülen soruşturma sonrası hazırlanan iddianamede ise 42 şüphelinin adı yer aldı. Ancak dava, görevsizlik nedeniyle, asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasında uzun süre gidip geldi. En son Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı üzerine, dava dosyası Anadolu 44. Asliye Mahkemesi’ne döndü. Mahkeme, uzun süre ortada kalan dava dosyasına ilişkin bugün duruşma günü verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.