Günlük Yaşamda Olduğu Kadar Sanatta da Çığır Açıp Tüm İnsanlığı Etkileyen Antik Roma’nın Mimarisi

Antik Roma insanları kırsal alanlarda yoksulluk içinde yaşamalarına rağmen mimarlık konusunda muazzam işlere imza atmışlardır. Mimarlık, Romalıların sanatsal ifadelerinin en büyüğüydü. Roma mimarisinde portallar, su kemerleri, binalar, anıtlar ve tapınakların yapımı öne çıkıyor. Gelin, hep beraber Antik Roma mimarisinin detaylarını inceleyelim.

Antik Roma, M.Ö. 9. yüzyılda İtalya Yarımadası’nda kurulan Roma şehir devletinden tüm dünyayı etkileyen ve Akdeniz’i çevreleyen bir imparatorluk haline gelmiştir.

Antik Roma İmparatorluğu tarih boyunca hem günümüze kadar gelen altın değerinde buluşlarla, sanatın her dalında olduğu kadar mimaride de yaptıkları gelişmelerle tüm medeniyeti etkilemişlerdir.

Antik Roma mimarisine yakından bakalım!

Romalıların mimariye kattıkları en önemli yapılar kemerlerdir.

Kolon-kiriş sisteminde eğer kolonlar birbirinden çok uzakta olurlarsa kiriş basınç altında kalır ve kırılır. Bu sebeple kemer mimariye yeni bir adım olmuştur. Kemer, taşlarının kavisli olarak veya yarım daire şeklinde yerleştirilmesiyle oluşturulur.

Antik Roma mimarisinde kullanılan malzemeler: Roma tuğlası, taşı ve Roma betonu olmuştur.

Roma betonu daha önce yıkılmış binaların kalıntıları, seramik karo ve tuğla moloz gibi malzemeler ve harçtan oluşurdu. Bağlayıcı olarak su kullanılırdı. 

Roma döneminde tuğla üretiminin aşamaları ise; hammadde bulunur, öğütülür, suyla karıştırılır, kalıplara dökülür, kurutulur, pişirilir, depolanır ve yaşlandırılırdı.

Antik Roma mimarisinin günümüzde dâhi en önemli kabul edilen yapıları ise hiç şüphesiz Pantheon ve Collesseum’dur.

Antik Roma’nın bazı ünlü ve örnek yapıları şu şekilde;

1. Arles Amfitiyatrosu

Arles, Fransa’da yer almaktadır. Savaş oyunları ve idamların gerçekleştiği büyük bir amfitiyatrodur. 20.000 kişi kapasiteli bu yapı, günümüze kadar boğa güreşleri için kullanıldı.

2. Basilica

Roma döneminde mahkeme ve ticaret binalarının bulunduğu bu yapılar, günümüzün belediye binası karakterini taşımaktadır. Kilisenin prototipi niteliği taşıyan bu yapılar, Hristiyanlık sonrası dönüştürülerek kilise formuna sokulmuştur.

3. Circus

Circus, at yarışlarının yapıldığı büyük alanlar olarak biliniyor. Günümüzdeki hipodromlardan daha büyük olan bu yapılardan en önemli örneği Circus Maximus’dur.

4. Forum

Antik Roma mimarisi ile beraber Roma’nın merkezi pazar alanı olarak hizmet veren yerleridir. Aynı zamanda kamusal bir odak noktadır. Roma’daki yaşam açıktan içe dönük bir yaşama dönüştüğü için, Antik Roma’daki bu pazarlar çoğunlukla kapalıydı. Her şehrin kendi özgü forumları vardı ve bu forumların boyutları şehirden şehre değişiyordu.

5. Horreum

Antik Roma mimarisinde en önemli olarak tahılların saklandığı bu alanlar ambar /olarak kullanılırdı. Bekçilerle 7/24 korunan bu yerlerin pencereleri dahil yoktu. Üstelik tarihte daha sonradan cezaevi olarak da kullanılmıştır.

6. Thermae (Hamam)

Roma hamamları, hijyen ve sosyalleşme amacıyla inşa edilen aynı zamanda egzersiz ve dinlenme mekanlarını da içeren yapılardır. Roma’ya ait en önemli yapılardan olan bu hamamlarda, buhar banyosu ve soğuk su banyosu için odalar bulunuyordu.

7. Insula

Günümüzde apartmanlara tekabül eden yapılardır. O dönemler, durumu iyi olmayan insanların yaşadığı yer olarak biliniyordu.

8. Villa

Roma’da zengin insanların kırsal alanda yaptıkları konutlardır. Yani günümüzün bağ evleri veya köy evleri diyebiliriz. İçerisinde Roma bahçeleri olan bu yapıların, zeminleri ise mozaik kaplı olurdu.

9. Hypocaust

Roma mimarisinin en önemli özelliklerinden olan ısıtma sistemine hypocaust denirdi. Döşeme altında bulunan bu sistemler, sıcak hava veya duman sayesinde üst kısmı ısıtırdı.

10. Pantheon

Tüm tanrılara adanan mükemmel mimari ve estetik iddialara sahip olan bu tapınak, bugüne kadar en iyi korunmuş yapılar arasında yer alıyor. Daha sonradan kiliseye dönen Pantheon Roma’da bulunan en eski beton kubbeli yapıdır. Kubbenin üst kısmında bir boşluk bulunmaktadır. Çapı 43 metre olan bu kubbenin merkez boşluğu yaklaşık 2,5 metredir. Bu boşluğa oculus (göz) denir.

11. Collesseum

Antik Roma mimarisinin en ünlü ve en büyük amfi tiyatrosudur. Üç farklı mimari düzen içerir. 1.kat düzeni olarak Doric Düzen, 2. Kat düzeni olarak İyonik Düzen, 3.kata Korint Düzen kullanılmıştır. Gladyatörlerin ve hayvanların dövüştüğü ve savaştığı gösterilere sahne oldu. Bu 50.000 kapasiteli binanın 80 girişi vardır. Aynı zamanda seyircileri güneşten ve yağmurdan korumak için tribünlere tenteler yerleştirilmiştir. Roma’nın en büyük sembolüdür.

Antik Roma mimarisinde yapılar bunlarla sınırlı değildi!

Güç göstergesi olarak görülen zafer kemerleri(Triumphal arch), tiyatrolar, dikili taşlar, taş kaplı ve insula cepheli yollar, su kanalları, köprüler, kanallar, sarnıçlar, surlar vb. yapılar mimarisinin içerisinde bulunurdu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir