Son dakika: Bakan Nebati’den önemli açıklamalar

Son dakika: Bakan Nebati'den önemli açıklamalar

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin açıklamaları şu şekilde:

Şimdi öncellikle hayırlı olsun. Hem bir model öne sürüyoruz hem de Sayın Cumhurbaşkanımız dün biliyorsunuz adeta bir manifesto yayınladı. Ve o andan itibaren de Türkiye’de her şey değişti. Aslında bu değişim, bir normalleşme. Son birkaç aydır yaşanan kur ataklarıyla ilgili yaşanan gelişmeler, ve buna ilişkin yapılan yorumlar aslında normal olmayan bir şeyin tartışmasıydı. Şimdi normale döndük. Gerek gerçek kişilerimiz gerek kurumlarımız gerek kamu yönetimi gerek siyasetimiz gerekse de sizler… Her şeyin normal çerçevesi içerisinde devam ettiği bir sürece giriyoruz. 

Türkiye’de birçok değişti. Aslında bu değişim bir normalleşme. Yaşanan kur atakları için yapılan yorumlar, normal olmayan şeyleri tartışmasıydı. Bu Türkiye için çok çok önemli. Uzun süredir, Çin modeli, Güney Kore modeli gibi tartışmalar yapılıyor. Niçin Türk modeli ve özgün olduğunu ortaya koymak isterim. Gelişmekte olan ülkelerin, bazı ülkelerin öne çıktığını görüyoruz. 21. yüzyıl çok farklı bir yüzyıl. Medeniyetlerin adeta birbirileri ile yarıştığı bir süreç. Birileri güçlü şekilde geliyor. Örneğin Çin, bir farklılık ortaya koydu. Türkiye son 19 yılda ortaya koyduğu farklılığı ile geliyor. Egemen güçlerin aldığı pay düşüyor.

2010 ile 2020 arasında problem başlıyor. Küresel ticaret büyümesi daralmaya başlıyor. Ortada birlikte hareket edemeyen, yabancı yatırım girişlerinin risk ve oynaklık algısının artması ile de azaldığı bir dönem. Türkiye 2020 yılında çok önemli bir şey yaptı. Krizde fırsatları en iyi şekilde kullandı. Temel sebeplerinden biri coğrafyası ve 19 yılda alt yapısının tamamlanmış olması. Ayrıca özgün bir pazar olma niteliğini kazanmış olması. Sıcak parayı sevmiyoruz, istemiyoruz. Çünkü sıcak paranın ne zaman gideceği belli değil. 

“ORTA GELİR TUZAĞINDAN ÇIKMAK İSTİYORUZ”

Orta gelir tuzağından çıkmak istiyoruz. Reel efektif kuru kabul edilebilir bir seviyeye getirmek için çalışmalar yapıldı. Türkiye’nin şartlarına uygun hale gelirse özgün olacak. 20 yılda çok önemli işler becerdik. Küresel ölçekte aldığımız pay 1,9’lara kadar yükseldi. Türkiye’de son bir yılda  büyüme yok bir sıçrama var. Türkiye’nin bir özelliği, dramatik bir düşüş yaşandığında, çok hızlı toparlanan bir ülke konumunda.

Modelin temeli, yüksek cari açık değil, cari açığın sıfırlandığı hatta pozitife dönüştüğü bir büyüme gerçekleştirmek. Enflasyonun tek haneli seviyelere getirilmesi ve ülke genelindeki dinamiklerin daha tahmin edilebilir seviyelere getirilmesi.

Türkiye geçen yıl, kapanmalara rağmen geçen yıl Mart ayından sonra, bütün dünya küçülürken biz aldığımız tedbirlerle bir istisna gerçekleştireceğiz dedik. Türkiye’yi hep küçülecek ülkelerin başına koydular. Ama ne oldu, 1,8’lik bir büyüme gerçekleştirdik ve Çin’den sonra büyüyen ikinci ülke konumuna geldik.

“BÜYÜMEDE HEDEFİNDE ÇİFT HANEYE GİDİYORUZ”

Büyüme hedefimizde çift haneye doğru gidiyoruz, hedeflerimizin de ötesine gidiyoruz. Birileri kötüye gidiyor dedi. Kötüye giden bir ülkede işletme sayısı azalır mı artar mı? Azalır değil mi? Bir insan bir işe girişiyorsa kar edeceğine dair umudu olduğu için girer. Türkiye’de açılan şirket sayısı 18 bin artarak 103 bine çıkıyor. Bu bilgiler bize şunu söylüyor: 2021 yılında da biz büyüyoruz bizim umudumuz var.

Sosyal medyada öldük bittik yandık’ bir hava var. Ticaret hacmimiz dengeli bir şekilde artıyor. Türkiye şu an 46 ülkeye 1 milyarın üzerinde ihracat yapıyor. Türkiye çok hızlı şekilde uyum sağlayıp, dünyaya sunma konusunda da oldukça önemli bir yere sahip. Türkiye geldiği noktaya kadar geldi. Bundan sonra katma değeri yüksek ürünler üretmeliyiz.

 
Bütçe açığımız düşük, yüzde 3,5 demişiz onun da altında geliyor. Cari açığımız dediğimiz noktaların altında geliyor. Niçin bu modele Türkiye modeli diyoruz? Bir masa düşünün, yuvarlak bir masa ve 4 ayağı var. Bu ayaklardan biri sıkıntılı olursa bu masa sallanır. Biz neden umutluyuz? Reel sektör, dünyada yüzde 98, Türkiye yüzde 66 borçluluk oranına sahip. Finansal sektörün dünyadaki oranı gelişmekte olan ülkelerde 36, Türkiye’de 26. Şimdi bu masada Türkiye’yi tek başına düşünmeyin, tüm ülkelerle beraber düşünün. Böylesine bir ülkede siz kurlarla oynarsanız bu bir yere kadar gider. Sonra doğru olan şey piyasaya hakim olur.

PİYASAYA MÜDAHALE İDDİALARINA YANIT: KESİNLİKLE OLMADI

Cumhurbaşkanımız bir açıklama yapıyor, bireyler koşarak gece geç saatte dövizlerini bozduruyor. Büyük bir heyecan var, bazı internet siteleri kitlendi. Doğruların ve gerçeklerin olduğu yere geldik. Çünkü Cumhurbaşkanımız en güvenilen insanların başında. Türkiye Cumhuriyeti’nde Merkez Bankası’nda başkanlık yapmış bir beyefendi, çıkıp diyor ki, ‘Bu bir müdahale ile yapılmıştır’ Asla kesinlikle bir müdahale olmadı. Bu spekülatif değildir de nedir? Türk Lirası’nın güçlü olmasına, umutlarınızın çöktüğü anlamına, Türk Lirasına saldırıyı mübah gördüğünüz anlamına gelir. Ne diyor? ‘Şu an piyasaya kesin bir müdahale var’ diyor. Kesin diyor ise, bunu kanıtlamak zorunda. Çünkü böyle bir müdahale yok. 

Bir başkası diyor ki Türkiye Olağanüstü hala gidiyor. Biri başka şey söylüyor. Bunlar ile ilgili de işlem yapılacak. Bu Türk lirasına yapılmış hain bir saldırıdır. Bu tür ihanetlere asla izin vermeyeceğiz.

Türkiye modeli güçlü bir şekilde geliyor. Türkiye’de otoyollar 2 katına çıkmış. Türkiye’yi dünyanın havalimanı merkezi haline getirdik. 2053 vizyon belgemiz var. Bunları saymak ile bitmez.  Türkiye sağlık alanında dünyanın en güçlü ülkelerinden oldu. Biz bunlara bakarak heyecanlanacağız. Sosyal medyadaki trol hesaplarla, saldırılarla öldük bittik yapmak ile olmaz.

“MODELİMİZİN TEMELİ YÜKSEK BÜYÜME, DÜŞÜK CARİ AÇIK”

Türkiye şu an altyapısını bitirdi. Her şey cebimizde. Şimdi Türkiye alternatif tedarik merkezlerinin en merkezinde. Salgında, ticaret noktalarında kaymalar oldu. Doğrudan yabancı yatırım çeken ülkelerin başında geliyor. Makro ekonomik istikrarı sağlayarak, üretimi, ihracatı ve istihdamı artıracağız. Cari açığa kalıcı çözüm bulacağız. Modelimiz, yüksek büyüme, düşük cari açık. Aynı zamanda yöneticiler açısından önemli fakat reel sektörün önünü görmeye gayret eden her türlü ekonomik aktivite de bulunan aktörlerin, önünü görebileceği çok önemli bir sürece girmiş olduk.

“MALİYE POLİTİKAMIZDAN ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Niye Güney Kore değiliz? Türkiye’nin bir demokratik geleneği var ve çok dinamik iştahlı ekonomimiz var. Bu model ihracat eksenli kalkınma ve dikey büyümeyi getiriyor. Sürdürülebilir ve maliye politikamız var. Maliye politikamızdan asla taviz vermeyeceğiz. 

Biz Çin ya da Güney Kore değiliz. Tüm altyapı yatırımları gerçekleştirmiş, umudu olan dünya pazarının tam göbeğinde olan ve bunu salgında pekiştiren, kimsenin ummadığı bir dönemde mucizeler ortaya koyan bir ülkeyiz. Bir paket açıklandı ve döviz kurlarındaki düzelmeye bir bakın.

Talep edilen likidide miktarı dörtte bire düştü. Parasını çekmeye gidenler, kapıdan geri döndü. Neden? Güven geldi. Bireyler akılcıdır. Her insan kendi geleceğini düşünür. Hareketlerini ona göre tanzim ederler. Anlatıyorduk ancak bireyler şunu gördü: Güvenli bir açıklama. Bunun ülkeye zarar verecek bir noktaya geldiğini gördüler.

Bakan olur olmaz ilk toplantımızı kim ile yaptık? İş dünyası ile yaptık. Ülkeye bir katkı sağlıyorsa ve iyi niyet ile yapıyorsa bizim için tamam. 6 buçuk saat süren bir toplantı yaptık. Modelimizi anlattık, her söz almak isteyen kişiye söz verdik. 42 kişi söz istedi. Her şey açık. Ben de kural budur. Eleştiri, nezaket kuralları içinde yapıldığı sürece her şey söylenebilir. Her şey söylendi. Şunu gördüler şeffaf ve açık sözlüyüz. Gözlerindeki ışıltıyı görerek ayrıldım oradan.

Bir muhalefet erken seçim teraneleri ile iş dünyasının önünü kapattı, yabancılara ‘gelmeyin’ dedi. TÜSİAD’a gitti açıklamalarda bulundu. TÜSİAD, sen toplantımızdaydın. Sevgili TÜSİAD, sakın sakın muhalefetin gazına gelmeyin. Siz bize tavır takınırsanız, millet size tavır takınır. Biz geliyoruz diyenler sizi her seçimin ertesi yalnız bıraktı. Siz yine bizimle çalışacaksınız. Bizim sizinle bir alıp veremediğimiz yok. Biz bir gemideyiz. Muhalefet sizi 2023’te yarı yolda bırakacak.

“İŞÇİMİZİ EZDİRMEYİZ”

Biz Türkiye olarak zarar gördük ama, biz asgari ücrete çok büyük bir zam yaptık. 1990 yıllarda çocuğunun hastaneden alamadığı bir ülkeden geldim. 1990 yıllarda insanlar hastaneye gidemiyordu. Asgari ücretlimizi biz ezdirir miyiz? Onun için yaptık. Tüm ücretlerden damga vergisini düşürdük. Bu ‘seni ezdirmeyeceğim’ demektir. 

FIRSATÇILIK YAPANLARA UYARI

Buradan bir çağrıda bulunacağım. Fiyatlar toparlanırken, fiyatlarını çekmeyenler, fırsatçılık yaparsan, bu ülkeye zarar verecek adımlar atarsın, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın nasıl bir bakanlık olduğunu anlayacaksın.

Döviz fiyatları yüze yüze yakın artmıştı. Maliyet artışı döviz kurundaki artış kadar mı olması lazım? Birçok sektörde ‘fiyatlarımızı değiştirmiyoruz’ diye ilan verenleri gördüm. Müşterilerine hainlik yapmadılar.

Hızlı bir toparlanma olacak. Hiçbir tavizimiz yok. Allahın izni ile, milletimizin desteği ile, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyulan güven ile biz bu işi bitirdik.

SOSYAL MEDYADA DEZENFORMASYON

Türkiye o güveni sağladı. Türkiye’de maalesef biz sosyal medyanın etkisinde kalıyoruz. Bunlarla ilgili adımlar atılması lazım. Hesabın sahibi belli değil. Öyle bir algı oluşturuldu ki, algı gerçeklerin önüne geçti. Gerçekler her zaman öne çıkar. İş insanına soruyorum işler nasıl? İyi değil diyor. Ama biliyorum işlerinin iyi olduğunu. Türkiye gerçekleri gördü. Çünkü makro ekonomik göstergeleri ile bağdaşmayan bir çatışma vardı. Bu çatışma düzeldi.

KUR KORUMALI TL VADELİ MEVDUAT

Önce şunu söyleyeyim, sosyal medyada yalan propaganda yapanların canına okuyacağız. Açıklamayı yaptık. O kadar hızlı karar alıyoruz. Şimdi her gün yeni bir şey üretiyorlar. Gerçek kişilerin tamamı, herhangi bir kısıt olmaksızın, ne zaman isterse. Bu konuda TÜSİAD’a çağrıda bulunmuştum. Sizin borcunuz döviz. Siz de rahat durun diye.

Sizin diyelim döviz hesabınız var 10 bin dolar. Ya da 100 bin Lira paranız var. 10 bin dolarınız varsa getir, bugünkü kurdan çevir diyoruz. 3 aylık dönemlerle 45-50 günlük mevduatlar arasında oynuyor. Bankacılık sektörü bayram ediyor. Dövizinizi getiriyorsunuz bozuyorsunuz, 3 ay sonra ben dövizimi istiyorum diyerek 10 bin dolarak olarak alırsınız. Biz yatırdığınız 10 bin doların garantisini veriyoruz.

Piyasalarda da temiz olmayan, ülkesini satacak insanlar var. Biz üzerlerine gidiyoruz, onları en aza indiriyoruz. Günler süren çalışmalar yaptık. Her türlü senaryoyu önümüze koyduk. En kötü senaryo ile bile bireyler karlı çıkıyor. 

Büyükler bana diyor ki bütçemizi yapmakta zorlanıyoruz. Bu süre içinde kendi gelirine giderine bak. Söylenenlere bakma. Ona göre hareket et diyoruz.  Dolarizasyonu aldığımız tedbirler ile en düşük seviyeye indireceğiz.

“BİZ VADELERİ MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZATMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Biz öncelikle ifade ettim, ortalama 90 güne çekiyoruz. Bugün kamu bankaları gelen talepleri karşılayamadı. Bundan faydalanmak isteniyor. Vadeleri mümkün olduğunca uzatmaya çalışıyoruz. Ekonomi ön görülebilirliği sağlamış olacak.

Dün akşamdan bu güne değişimi çok hızlı bir şekilde görüyoruz. Bankaların yükü yok, bankaları rahatlatıyoruz. ‘Çok teşekkür ediyoruz, bugün farklı bir güne uyandık’ diyor. Ekonomi aktörleri spekülasyonlara artık sert tepki gösterecektir.

Farklı enstrümanları kullanmamızın sebebi, insanları gıdıklamak. Alışkanlık var, paramı kasada tutayım. Ya da dövize çevireyim. 280 milyar dolar karşılığı 5 bin ton olduğu var sayılıyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.