Yabancı uyruklu hekimlere emek sömürüsü: 36 saat nöbet, SGK yok, 2 bin 100 TL maaş

Yabancı uyruklu hekimlere emek sömürüsü: 36 saat nöbet, SGK yok, 2 bin 100 TL maaş

İstanbul Tabip Odası (İTO), yabancı uyruklu hekimlerin yaşadığı emek sömürüsüne dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.

Yabancı uyruklu hekimler, T.C. uyruklu hekimlerle aynı işi yapmalarına rağmen ortalama 2 bin 100 alarak asgari ücretin altında çalışıyor.

Bunun yanında Covid-19’a yakalanan yabancı uyruklu hekimler, kendi çalıştığı hastanelerde ücretli tedavi görüyor. Ayrıca Sosyal Güvenlik Güvenceleri (SGK) de yok.

ALDIKLARI ÜCRET DÜŞÜK

Konuya ilişkin konuşan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Pınar Saip, pandemide yabancı uyruklu asistanların ülkede yaşadığı problemlerin katlandığını belirtti. Söz konusu asistanların sağlık güvencesi olmadığına dikkat çeken Dr. Saip, “Yabancı uyruklu asistanlarımız ve Türkiye’de çalışan asistanlarımızın hepsi meslektaşlarımız. Yabancı uyruklu asistanlar ülkemizde hem uzmanlık eğitimi almakta hem de sağlık hizmeti vermektedirler. Pandemide bütün Covid-19 hastalarına onlar da bakıp hastalanmışlardır. Ancak sağlık güvenceleri olmadığı için hastalandıkları halde masraflarının ödenmesi istenmekte. Aldıkları ücretler maalesef onların kira, bakım, yiyecek, barınma gibi çok önemli ihtiyaçlarını gidermekten uzak. Bu nedenle gelirlerinin de mutlaka insanca yaşayabilir düzeye getirilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

EK ÖDEME ALMIYORLAR

İTO Asistan ve Genç Uzman Hekim Komisyonu adına basın metnini okuyan Dr. Fikret Çalıkoğlu ise, yabancı uyruklu hekimlerin emek sömürüsü yaşadığına dikkat çekti. Dr. Çalıkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yabancı uyruklu meslektaşlarımız TC uyruklu meslektaşları ile aynı iş yükü ve sorumlulukları üstlenmekte, çalıştıkları hastanelerin döner sermayesine aynı katkıyı sağlamakta ve aynı eğitimi almaktalar. Aralarındaki fark ise yabancı uyruklu asistan hekimlerin ek ödeme almamaları, çalıştıkları kurumca sağlık sigortalarının yapılmamasıdır. Açıktır ki bu bir emek sömürüsüdür. Ülkemizde devletten maaş alıp sağlık sigortası olmaksızın çalışmaya tek örnek yabancı asistan hekimlerdir. Mevcut durumda yabancı asistan hekimler kendi sağlık sigortalarını kendileri yaptırmakta, primlerini kendileri ödemektedir. Kazançları zaten az olduğu için birçok yabancı asistan hekim sağlık sigortalarını yaptıramamaktadır.”

TEDAVİ MASRAFLARI ÖDENMİYOR

Çalıkoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Sağlık sigortası olmaksızın çalışmak zorunda kalan birçok mağdur meslektaşımız vardır. Bu tablo içinde yaşanan en çarpıcı örnekse Covid-19 polikliniğinde çalışırken enfekte olan meslektaşlarımızın tedavi masraflarını ödemesinin istenmesidir. Bu skandal tablonun bir an önce düzeltilmesini talep ediyoruz. Ayrıca Aralık 2020’de Danıştay tarafından yabancı uyruklu asistan hekimlere ek ödeme yapılmaması kararı alındı. Bu karar doğrultusunda daha önce açtıkları davaları kazanıp ek ödeme almaya hak kazananlar dahil yabancı uyruklu meslektaşlarımıza ek ödeme yapılmamaktadır. Çalıştıkları hastanenin döner sermayelerine katkıda bulunan arkadaşlarımızın, bu ödemelerden yararlanmaları en doğal çalışan hakkıdır. Verilen bu haksız kararın düzeltilmesini talep ediyoruz.”

Yabancı uyruklu Dr. Orkhan Valiyev ise, 4 binden fazla yabancı uyruklu asistanın aynı sorunları yaşadığının altını çizdi: “Biz sadece hakkımız olan döner sermayeden pay alınması, SGK’nin yapılmasını talep etmek için buradayız.”

KENDİ HASTANESİNDE 7 BİN LİRA FATURA

Dr. Orkhan Farmanlı da, tuttuğu nöbetlerde Covid-19’a yakalanan bir yabancı uyruklu doktorun yaşadıklarını şöyle anlattı: “2019 girişli Özbekistan’lı hekim arkadaşımız pandemide nöbetlerde Covid-19 hastalığına yakalandı. Yüksek ateş, nefes darlığı şikâyetleriyle kendi çalıştığımız hastanemizin aciline başvurdu. İlk tepkide, ‘yabancı olduğunuz ve sağlık sigortanız olmadığı için vezneden ödeme yapıp öyle muayene olabilirsiniz’ demişler. O arkadaşımız gecenin o saatinde eve gitmiş, gecenin 2’sinde ciddi bir nefes darlığı ve ateşle mecburen hastaneye gitmiş. Tekrar hastanemizin aciline başvuru yapmış, 150 lira muayene ücreti yatırıp muayene olmuş. Kayıt sonucunda Covid-19 olduğu tespit edilmiş, durumu da kötü olduğu için yatış talebinde bulunmuşlar. Hastaneden çıkmaya yakın kendi çalıştığı hastaneden ‘7 bin lira borcunuz var, ödemeniz gerek’ diye mesaj gelmiş. Kendisi de bu hastanenin çalışanı olduğunu söylemiş. O serviste birlikte çalıştığınız meslektaşlarınız var, kendi servisinizdesiniz ama ücretli tedaviye mecbur bırakılıyorsunuz. O onur kırıcılığı tekrar düşünmenizi istiyorum.” (BirGün)

Author: ahmet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir