Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun CHP Üyeliğini Askıya Almayı Planlıyor

Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun CHP Üyeliğini Askıya Almayı Planlıyor

23 Mayıs 2026 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultay davasında “mutlak butlan” kararı verildi. Bu durumu “siyasi darbe” olarak yorumlayan Özgür Özel yönetimi, partinin terk edilmemesi ve muhalefetle birlikte toplumsal tepkinin artırılması için direnme kararı aldı. Genel Merkez’de “direniş” söylemi öne çıkarken, Kemal Kılıçdaroğlu, “partinin bölünmesine izin verilmeyeceği” mesajını verdi. Özel yönetimi, hukuki ve siyasi mücadelelerine sonuna kadar devam edeceklerini duyurdu.

Bu karar, tarihe geçen bir durum olarak CHP’nin daha önce hiç yaşamadığı bir siyasi çalkantıya yol açtı ve gelecekteki süreç için birçok belirsizliğe zemin hazırladı. Şu anda dikkatler, Kılıçdaroğlu yönetiminin nasıl bir geri dönüş yapacağı, Özel yönetimin hangi stratejilere başvuracağı ve CHP içinde yeni bir ayrışmanın yaşanıp yaşanmayacağına odaklanmış durumda.

BBC Türkçe’ye göre, bu karar, 25-26 Temmuz 2020’de yapılan 37. Olağan Kurultay’da seçilen Kılıçdaroğlu ile o dönemdeki Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerine dönmesinin yolunu açtı. Partinin tüzüğüne göre kurulan yeni yapılanmalar, örneğin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, geçersiz sayıldı.

Karar sonrası, 37. Kurultay’da seçilen Parti Meclisi’nin geri dönmesiyle birlikte CHP’nin içindeki dengelerin nasıl değişeceği merak ediliyor. Kılıçdaroğlu yönetiminde yer alan bazı isimlerin, Özel yönetiminde de bulunması veya 38. Olağan Kurultay’da “değişim” yanlısı olarak yer alması, partideki dengeyi etkileyebilir. Kulislerde, Kılıçdaroğlu geri dönse bile istediği her kararı almasının zor olacağı yorumları yapılıyor.

Özgür Özel yönetiminin ilk aldığı siyasi karar, “kararı tanımama ve mücadeleyi sürdürme” yönünde oldu. Genel Başkan Özgür Özel, olağanüstü MYK toplantısının ardından yaptıkları açıklamada, Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunduklarını ve Yüksek Seçim Kurulu’na da başvuracaklarını belirtti. Özel yönetimi, 39. Olağan Kurultay’ı geçerli sayan YSK’nın kararını belirleyici buluyor.

Kılıçdaroğlu’nun, “kayyum olmam” açıklamasına rağmen partinin bölünmemesi için Özel yönetimiyle uzlaşmaya çalışacağı, ancak hemen bir olağanüstü kurultay planlamayacağı ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu’na yakın isimler, “CHP’nin bölünmesine izin verilmez, ancak yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları olanlara ‘aklan da gel’ denebilir” görüşünü paylaşıyorlar.

Kılıçdaroğlu’nun, bu kararın hukuki sonuçlarına dikkat çekerek, önceki PM üyelerine görev verileceğini belirttiği ve bu süreçte istifa edenlerin olabileceği vurgulandı. Ancak parti yönetiminin yoluna devam edeceği ve bir kongre sürecinin başlatılacağı ifade ediliyor. Mahalle delegeleri üzerinden olağan kongre takvimini Kılıçdaroğlu’nun yöneteceği, il ve ilçe örgütlerini görevden alma aşamasının konuşulmadığı bildiriliyor.

CHP kulislerinde, yeni yönetimin “disiplin mekanizmasını” nasıl işleyeceği de merak ediliyor. Kılıçdaroğlu cephesinde, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla karşı karşıya kalan belediye başkanlarının durumu gündeme geliyor.