Küresel piyasalar, Jerome Powell’ın Amerikan Merkez Bankası’ndaki (Fed) görev süresinin sona ermesi öncesindeki son faiz kararına odaklanmış durumda. ABD borsa endeksleri, yapay zeka sektöründeki olumsuz gelişmeler nedeniyle Salı gününü zayıf bir performansla kapattı. OpenAI’ın yeni kullanıcı kazanımı ve satış hedeflerine ulaşamadığına dair gelen haberler, teknoloji hisselerinde satış dalgasını tetikledi ve Nasdaq 100 endeksi yüzde 1 değer kaybetti. S&P 500 ise rekor seviyelerden geri çekildi.
Yeni işlem gününde Asya piyasalarında daha sakin bir atmosfer gözlemleniyor. Hong Kong ve Çin hisse senetleri yükselirken, Tayvan’da düşüş yaşandı. MSCI Asya Pasifik hisse senedi endeksi ise yüzde 0,4 değer kaybetti. Nasdaq 100 vadelileri, Salı günkü kayıplarının bir kısmını telafi etme sinyali vererek yüzde 0,4 artış gösterdi.
Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı sürdürme kararı, Brent petrol fiyatlarını 112 dolara kadar yükseltti. National Australia Bank stratejisti Rodrigo Catril, Hürmüz’deki gemi trafiğinin çıkmaza girdiğini belirterek, “Petrol fiyatları bu noktadan itibaren destek bulacak gibi görünüyor ve ABD hisse senetleri dahil riskli varlıkların mevcut rahatlığı sarsılabilir,” şeklinde yorumda bulundu.
Vadeli piyasada ABD Hazine tahvilleri, Salı günü yaşanan düşüşün ardından bu sabah neredeyse sabit kaldı. Bloomberg Dolar Endeksi ise 1.198 puanda değişim göstermedi.
Fed’in çarşamba akşamı TSİ 21:00’de açıklanacak olan faiz kararı, ekonomik belirsizlikler ve bankadaki yönetim değişikliği gölgesinde büyük bir merakla bekleniyor. Bankanın, İran savaşı kaynaklı maliyet artışlarının tetiklemesiyle enflasyonda hızlanma beklentisi içinde olduğu bir dönemde, faizleri yüzde 3,50 – yüzde 3,75 aralığında sabit tutması öngörülüyor. Powell’ın muhtemelen son basın toplantısında, yatırımcılar Fed’in sabırlı tutumunu ne kadar süreyle koruyabileceğine dair ipuçları arayacak.
Powell, 15 Mayıs’ta başkanlık görev süresi sona erdikten sonra da Fed Yönetim Kurulu’nda kalabileceğini ima etmişti. Bu durum, Powell’ın Fed’den ayrılma ya da kalma kararını etkileyebilecek siyasi gelişmelere bağlı olarak sorulara maruz kalmasına neden olabilir. Trump’ın merkez bankasına faiz indirimleri yapması için uyguladığı baskılar ve yeni aday Kevin Warsh’ın Fed’e “rejim değişikliği” getireceğine dair ifadeleri, bu konuyu daha da önemli hale getiriyor.
Evercore ISI analistleri, Warsh hakkında yaptıkları bir değerlendirmede “Asıl soru, Fed’i ne kadar hızlı değiştirebileceği” ifadesini kullandı. Analistler, bu değişimin kısmen yönetim kurulunun ve FOMC’nin yenilenme hızına bağlı olduğunu belirtti. Fed’i dikkatle izleyen uzmanlar, bankanın açıklamasında önemli bir değişiklik beklemiyor; ancak bazı düzeltmelere dikkat çekiyor. Ekonomistler, yetkililerin işgücü piyasasına dair açıklamalarını, istihdam artışının düşük olmasına rağmen işgücü piyasasının istikrar kazandığını gösteren güncel verilerle revize edebileceklerini ifade etti.
Bazı yetkililer, İran’daki çatışmanın mevcut enflasyon baskılarını artırması nedeniyle Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı olabileceğini açıkça belirtmek istiyor. Bu durumu yansıtmak için karar metninde değişiklik yapılması bekleniyor. 2025’te faizleri üç kez indiren Fed, Mart ayında “ek adımların boyutu ve zamanlaması” ifadesini kullanmıştı. Deutsche Bank ekonomistleri, bu ifadedeki “ek” kelimesinin çıkarılmasıyla birlikte daha fazla faiz indirimi yapılabileceği imasına son verileceğini ve metnin tonunun sıkılaştırılabileceğini öne sürdüler.