Türk Enerji Uzmanı: “Dünya Tarihinin En Büyük Güvenlik Tehdidiyle Karşı Karşıyayız”
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, günümüzdeki enerji krizinin tarihsel bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu vurguladı. Birol, CNBC ile yaptığı röportajda, İran’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının küresel enerji arzında büyük kayıplara yol açtığını belirtti. Günde yaklaşık 13 milyon varil petrol arzının kaybolduğunu ifade eden Birol, bu durumun enerji piyasalarını ciddi şekilde etkilediğine dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde günlük 20 milyon varil petrol ve petrol ürününün taşındığı kritik bir geçiş noktasıydı. Ancak, İran ve ABD’nin uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle boğazda çift yönlü bir abluka yaşandığı bildiriliyor. IEA, bu gelişmelerin küresel ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkileyeceğini, enflasyonu artıracağını ve enerji kıtlıklarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Birol, Avrupa’nın jet yakıtı tedarikinde ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu da vurguladı. Avrupa’nın jet yakıtı ihtiyacının yaklaşık yüzde 75’inin Ortadoğu’daki rafinerilerden sağlandığını belirten Birol, bu akışın neredeyse tamamen durduğunu ifade etti. Avrupa’nın alternatif tedarik kaynakları olarak ABD ve Nijerya’yı değerlendirdiğini ancak bu kaynakların yetersiz kalması durumunda kıtlık yaşanabileceği konusunda uyardı. Ayrıca, hava trafiğinin azaltılmasına yönelik önlemlerin de gündeme gelebileceğini belirtti.
Mevcut enerji krizinin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi hızlandırabileceğini de ekleyen Birol, nükleer enerji, güneş ve rüzgar gibi alternatif kaynakların büyüme göstereceğini ifade etti. Elektrikli araçların bu dönüşüm sürecinden fayda sağlaması bekleniyor. Ancak, bazı Asya ülkelerinde kömür kullanımının yeniden artış göstermesi de olası bir durum olarak değerlendiriliyor.
IEA’nın 32 üyesi, arz şokunun etkilerini azaltmak amacıyla mart ayında acil stoklardan 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesi konusunda anlaşmaya vardı. Ancak Birol, bu adımın kalıcı bir çözüm olmadığını belirterek, “Bu sadece geçici bir rahatlama sağlar; gerçek çözüm Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasıdır” yorumunu yaptı.