Maaşsız Hayatın Zorlukları: Maden İşçilerinin Mücadelesi

Maaşsız bir yaşamın ne demek olduğunu biliyor musunuz? 25 Nisan 2026 tarihinde, Doruk Madencilik işçilerinin maaşlarını aylardır ödemeyen Yıldızlar SSS Holding, bazı çalışanlarını ücretsiz izne çıkararak, açlık grevindeki işçilerden sabır talep etti. Şirket, devlete sabit fiyattan elektrik satışı için görüşmelere başladıklarını belirtti. Fakat, maaşların ödenmediğini kabul ederek “Çalışma arkadaşlarımıza ortalama olarak farklı aylardan kalan yaklaşık 3 aylık maaşları henüz ödenmemiştir” demesi büyük bir tepkiye yol açtı.

Derin Yoksulluk Ağı’nın kurucusu Hacer Foggo, Yıldızlar SSS Holding’e şu soruyu yöneltti: “Maden işçilerinin 3 ay boyunca ücretsiz yaşaması ne demek?” Foggo, işçilerin geçim sıkıntısını yedi temel başlık altında özetledi. İşçilerin maaşlarını alamadıkları için kira ödeyemediklerini, bu sebeple evden çıkarılma riski ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Ayrıca, faturalarını ödeyemeyen işçilerin karanlıkta kalma, sağlıklı gıdaya erişememe nedeniyle öğün atlama gibi sorunlar yaşadıklarını da vurguladı. Çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlandıklarını belirten Foggo, maaşların ödenmemesi nedeniyle evinde kronik hastalığı olan bir yakını bulunan işçilerin ilaç bulmanın güçleştiğini, artan borçların faiz sarmalına girmelerine sebep olduğunu ve okul hayatını sürdüremeyen çocukların ‘çocuk işçiliği’ tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Foggo, maaşların ödenmemesini “Onurlu yaşam hakkının ihlali” şeklinde değerlendirdi.

23 Nisan’da, aylardır maaş alamayan madenci babalarına destek olmak için çocuklar Ankara’daki Kurtuluş Parkı’nda bir araya geldi. Bir madenci kızı, babasının maaş alamamasının getirdiği zorlukları “Babam gözlerimin önünde eridi” sözleriyle ifade etti. 8 yaşındaki Burak ise “Babamın hakkını almaya geldim” dedi. Diğer bir madenci ise “Çocuğum ‘Ne zaman geleceksin?’ diyerek ağlıyor” diye konuştu.

Direnen Doruk Madencilik işçilerinin eşleri de duruma isyan etti. İşçilerden birinin eşi, ödeyemedikleri su, doğalgaz ve elektrik faturalarını göstererek, “Eşim ramazanın ücretsiz iznine çıkarıldı. 5 kuruş paramız yok. Bu faturaları ve kirayı kim ödeyecek? Evimi kim geçindirecek?” dedi. Bir başka madenci eşi ise “Hakkımızı mecburen dileniyoruz. Bunu Sebahattin Yıldız yüzünden yaşıyoruz” diyerek, “Araştırdık, lakabı bile ‘Batık Patron’. Biz, buna nasıl verildik? Çoluk çocuk nasıl emanet edildik?” diye sordu. Ayrıca, “Madem işçiden tasarruf edecekti, eşlerimiz neden zorunlu mesaiye gitti?” diyerek haklarının gasp edildiğini belirtti.

Haklarını arayan madencilere polisin sert müdahalesi ise tepkilere neden oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isteyen işçiler, polis engelinin yanı sıra biber gazı saldırısına da maruz kaldı. Olaylar sırasında beş madenci hastaneye kaldırıldı. Ankara’daki eylemlerinde beş gün boyunca süren açlık grevinde olan işçiler, “Alın terimizi, evlatlarımızın rızkını almadan buradan ayrılamayacağız” diyerek mücadelelerine devam edeceklerini açıkladı. Sendika yetkilileri, hastaneye kaldırılan işçilerin sağlık durumlarının iyi olduğunu bildirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir