TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Vedat Bilgin: Yeni bir çalışma ilişkisi, yeni bir çalışma biçimine dünyanın ihtiyacı var

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Vedat Bilgin, günümüzün kapitalistlerinin, “Esnek çalışılsın ama sosyal güvencesiz olsun.” düşüncesinde olduğunu ancak bunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, “Yeni bir çalışma ilişkisi, yeni bir çalışma biçimine dünyanın ihtiyacı var.” dedi.

Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (ŞEKER-İŞ) tarafından düzenlenen “Değişen Dünyada Dönüşen Çalışan Olmak” Çalıştayı Konya’da bir otelde düzenlendi.

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin, çalıştayın açılışında, insan hakları, demokrasi ve özgürlük kavramlarının yaşandığı 21. yüzyılda İsrail vahşetine olan sessizlik ve vurdumduymazlığın üzücü olduğunu belirtti.

Dünyanın çok hızlı değiştiğini anlatan Bilgin, “Bilgi, teknoloji, insanlar arasındaki ilişki ve toplumsal yapılar değişiyor. Vahşi kapitalizm, insanla tabiat arasındaki ilişkiyi değiştirdiği için bugün yeşil dönüşümden, doğal gıdadan, doğal beslenmeden ve onun meydana getirdiği sonuçlardan bahsediliyor.” şeklinde konuştu.

“İşçilerin örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması lazım”

İşçilerin çalışma süresi problemlerine de değinen Bilgin, şunları kaydetti:

“19. yüzyılın başında işçiler, ‘çalışma saatleri 10 saate indirilsin’ diye eylem yaptı. Fakat dünyada 8 saate indirilmesi konusunda mutabakata varıldı. 19. yüzyılın çalışma problemlerine dönük bir talebi, 20. yüzyılın başında kabul edip, 21. yüzyılda da bunu sürdürmeye kalkmak, açık bir sömürünün devam etmesini istemektir. İlk yapılacak düzenleme, emeğin, birim sermayeyle, çalışma süreci içerisindeki verimliliğini hesap ederek çalışma zamanlarını hesaplamaktır. Günümüzün kapitalistleri, ‘Esnek çalışılsın ama sosyal güvencesiz olsun.’ diyor. Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değil. Dolayısıyla yeni bir çalışma ilişkisi, yeni bir çalışma biçimine dünyanın ihtiyacı var. Demokrasinin olduğu yerde işçiler örgütlü olur. İşçilerin örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması lazım. Bu konuda bazı adımlar atıyoruz. Emekçilerin, üretilen milli gelirden hak ettiği payı alan bir Türkiye önü açık, kalkınmasını sağlıklı bir şekilde sürdürebilecek olan bir Türkiye’dir. Bunları başaracağımıza inanıyorum.”

Şeker-İş Genel Başkanı İsa Gök de yeni dünya düzeni denilen yaşam tarzında, karmaşık, birbiriyle iç içe geçmiş meseleleri eski düşünce sistemi ve iş yapma biçimleriyle çözmenin mümkün görünmediğini bildirdi.

Dünyanın karşı karşıya kaldığı sosyal, ekonomik ve çevresel sorunların, tüm sektör işletmelerinin performanslarını doğrudan etkilediğini anlatan Gök, “Bu sebeple bizlerin, ‘Top hep benim ayağımda olsun.’ diyen değil, tüm sektörlerde daha fazla sürdürülebilirliğe ve çözüm odaklı liderlere ihtiyacımız bulunmaktadır.” diye konuştu.

Bilimsel gerçeklikten hareketle, insan odaklı, rasyonel üretim yapısını baz alan 4 günlük çalışma sisteminin Türkiye’de de yerleşmesi gerektiğini savunan Gök, “Çalışan ve işveren hep birlikte, çalışma hayatımızın alışılagelmiş, çağın gerisinde kalmış unsurlarını terk ederek, bugünün değişen dünyasında ezici bir başarı elde etmek zorundayız. Buradan değerli işverenlerimize seslenmek istiyorum, asıl olan, kıymetli olan, hepimizin ortak bir gelecekte buluşmasıdır.” diye konuştu.

Avrupa Gıda, Tarım ve Turizm İşçileri Federasyonu (EFFAT) Genel Sekreteri Kristjan Bragason ise iklim değişikliğinin sonuçlarının, gelecek nesiller için ciddi ve potansiyel olarak yıkıcı olduğuna dair kanıtların açık olduğunu aktardı.

EFFAT olarak, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın ve çevreyle ilgili hedeflerinin takip edilmesi, güçlü bir kararlılık gösterilmesi gerektiğine inandıklarını dile getiren Bragason, “Yeşil ve dijital dönüşümü serbest piyasaya ve şirketlere bırakamayız. Sendikalar, siyasi liderler ve kamuoyunun güçlü taahhüdüne ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da işçi ölümlerinin kamuoyunda yeterince yer almadığını söyledi.

Hayatın dünyada başlayıp dünyada bittiğini ifade eden Atalay, “Burada iyi işler yaparsan karşılığını görürsün ama kötü işler yaparsan bunun bedelini sen de çocuğun da torunun da ödemeye devam eder.” ifadelerini kullandı.

Çalıştayda, değişen dünyada çalışanların bugününü ve geleceğini etkileyen; “iklim değişikliğinin Türk çalışma hayatına etkisi”, “ücret-enflasyon ilişkisi”, “sürdürülebilir tarım-gıda sektöründeki çalışanlar için adil geçişin güvence altına alınması” gibi konular uzmanlar tarafından ele alınacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx